Cumhurbaşkanı Erdoğan Cemre Vakfı Tanıtım Programı’nda Konuştu: “Çevreyi Korumanın Partisi, Afetle Mücadelenin İdeolojisi Olmaz”

İSTANBUL / TEKHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Çevre bilincinin bir “vatan bilinci” olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedefleri ve iklim değişikliğiyle mücadele kararlılığını yineledi.

Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Mütevelli Heyeti Başkanı Hasan Mandal, Onursal Başkan Çiğdem Karaaslan ile mütevelli heyeti üyeleri Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Osman Arslan, Serdar Karagöz, Engin Altan Düzyatan, Oğuzhan Serinkaya ve çok sayıda davetli katıldı.

Vakfın tanıtım filmiyle başlayan programda, sahne alan küçük bir kız çocuğunun performansının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kardelen çiçeği takdim edildi. 5 farklı ilden gönüllülerin video mesajlarının izlenmesinin ardından kürsüye çıkan Erdoğan, gençlere ve vakıf gönüllülerine hitap etti.

“Siz Gençlerde Aşık Veysel’deki İdrak Derinliğini Görüyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin çevre hassasiyetini takdir ederek şunları söyledi:

“İkinci gününü idrak ettiğimiz Ramazan-ı Şerif’in sizlerle birlikte milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, ‘Kim var?’ denildiğinde sağına soluna bakmadan ‘Ben varım’ diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinizin ışıltısı yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye’nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum. Siz genç kardeşlerime bakınca sadece Türkiye’yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun kuşun, dağın taşın, havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum. Sizlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü hakka ve hakikate giden bir inceliği görüyorum. Sizlere bakınca ‘Benim sadık yarim kara topraktır’ diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel’deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil; aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum.”

“Bir Plastik Şişe Dört Asır Boyunca Doğayı Kirletiyor”

Küresel çevre krizine dikkat çeken Erdoğan, “Bugün tüm dünya çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor. 40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikroplastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık dört asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor” dedi.

“Cemre Vakfı Bir İyilik Hareketidir”

Cemre Vakfı’nın kuruluş amacına değinen Cumhurbaşkanı, “Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. İşte bu dönemde gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfı, farkında olmak ile sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketidir. Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir. Bu hareket, çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kainatla, kainatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketi” ifadelerini kullandı.

“Çevreyi Korumanın Partisi Olmaz”

Siyaset üstü bir yaklaşımla hareket ettiklerini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız. Çevre konusunda küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin özellikle önündeyiz. Paris İklim Anlaşması’nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu’nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Çevre projelerimizin çatısını sıfır atık anlayışı oluşturuyor. Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi, bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz.”

“COP31 Bu Sene Antalya’da Yapılacak”

Uluslararası alandaki başarılara değinen Erdoğan, “Oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31’in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık ‘Söz değil, eylem zamanı’ diyeceğiz” müjdesini verdi.

Erdoğan ayrıca, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminden bu yana çevre odaklı çalışmalarını hatırlatarak, Haliç’in temizlenmesi, çöp dağlarının ortadan kaldırılması, nükleer enerji yatırımları ve 7,5 milyardan fazla fidanın toprakla buluşturulması gibi icraatları anlattı. Konuşmasının sonunda tüm gençleri “Bir Cemre de Sen Ol” diyerek vakfa üye olmaya davet etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu